Ana Sayfa

uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2011 Pazar

Sanırım Bitecek

Yaklaşık 6 aydır, aklımızda fikrimizde ve dilimizde olan bir şeydi Eylül Naz’ın yatağının korkuluklarını açmak. Ama sürekli bir şey çıktı ya da bahanelerimiz vardı ve bu ramazan bayramına kadar sürdü. Artık yeter dedik ve 4 Eylül 2011 Pazar günü “o gün bugün” deyip harekete geçip, imece usulüyle açıp büyüttük.

Ayakta sallama olayından öyle bunaldık ki yuvada öyle uykusuna kalma olayının da fırsat bilip tamamen hayatımızdan çıkartmak istiyorduk bu olayı.

Evet, yatağının kenarlarındaki korkulukları açıp büyüttükten sonra, uykuya geçiş kolaylaştı.

Uyku ritüelimizi bozmadık sallama dışında. Pijamasını giyip ışıkları kapattıktan sonra biberonla sütünü veriyoruz, süt bittikten sonra da yanına yatıyorum “iyi geceler fıstığım” deyip uykuya dalıyoruz. Tabii bazen soytarılık yapıp yatak içinde kuduruyoruz ama hemen kesmeyi tercih ediyorum uykusunu dağıtmamak adına.

Şimdilik babayla uykuya geçişi ret ediyor, hatta babayı kırmamak için sanırım “bugün anneyle yatayım yarın seninle baba” diyor :)

Şimdilik dikkat ettiğim tek şey yanına yattıktan sonra 

"Sen uyuyana kadar yanında kalacağım ama sen uyuduktan sonra kendi yatağıma geçeceğim" 

diyorum ve bunu her gece tekrarlıyorum.

Yuppii demek için erken olabilir o yüzden şimdilik sallama olayı bitti demek yerine Sanırım Bitecek diyorum

Yatağıyla ve dolayısıyla ile ilgili bu değişiklikten haberdardı,bir çok kez anlatmıştık yeni şeklinin nasıl olacağını.Bu yüzden hayatına giren yenilikte geçişte sorun yaşamadık.

Ama bir gerçek var ki Eylül Naz yatağının yeni halini çok ama çok beğendi. Bize gelenlere “yatağımı gördün mü?” diye odasında ki yeni değişiklilikle ilgili heyecanını aktarıyor.


Uyku Düzeni

Yuvada öğle uykusuna hala devam ediyor.

Gerçi geçiş biraz sancılı oldu. Uyandıktan sonra “ben annemi istiyom” diye ağlamalar başlamıştı. Ve ben yine bocalamaya başlamıştım,3 yaş ve 2 yaş sınıfındaki öğretmenleri “Eylül Naz burada uyumaya hazır” demelerine rağmen. ”Acaba”lara başlamıştım. Neyse ki böyle karıştığım dönemlerde Ersoy  benimle aynı fikirde olmuyor da "biraz zaman tanıyalım,hemen karar vermeyelim" telkinlerinde bulunup beni rahatlatabiliyor. Sanırım anneler biraz daha duygusal davranıp babalar biraz daha objektif bakabiliyorlar. bundan yola çıkıp genelleme yapmak çokta doğru değil ama :)
Arkadaşlarından Enes’in, bu ağlama olayında etkisi var mı bilmiyorum. En azından biz ona bağladık yani öğretmeni ile birlikte aynı fikre sahiptikEnes’in bazı sorunlarından dolayı ağlama krizlerine girdiği oluyordu.Bir gün bana dedi ki
“anne Enes ağlıyor, annesini özlemiş, o yüzden ağlıyor.”
Sonraki gün sınıf öğretmenine sorduğumda “evet Eylül Naz haklı”dedi.

Neyse ki her şey normale bindi, uyanma sonrası ağlamalar bitti :)

Evet rutinlerin çocuklarına hayatındaki önemini Eylül ayındaki bir çok yeniliğimizde tekrar tekrar yaşadık,iyice pekiştirdik zihnimizde. Hayatındaki rutinler devam ettiği sürece işimiz, hatta hayatımız daha da kolaylaşıyor.

Bana göre çocukları rahatlatan ya da kendini güvende hissettiren bir diğer en önemli şey ise konuşmak, anlatmak, bilgi vermek. Hatta karşımdaki çocuk deyip geçmeden yapmalı bunu.

28 Ağustos 2011 Pazar

Öğle Uykusu

Yuvada uykuya kaldığı ilk günü sorunsuz geçti. Derin bir ohhh çektik valla J

Yemekten sonra ellerini yıkamışlar, yataklarını serip yatmışlar. Öğretmeninin bize ilettiği ise “Eylül burada uyumaktan çok mutlu oldu, direkt yatağına yattı hatta hiç sallanmadan uyudu”

Acaba böyle devam edersek ayağımızda sallama işi de bitecek mi?! Umarım.Yaşayıp göreceğiz.

Ertesi gün yine kaldı, bu kez yuvadan almaya ben gittim. Gittiğimde hala uyuyordu, öyle güzel yatıyordu ki. Aldım ve anneanneye gittik

Bu iki günde gözlemlediğim şey, yuvadan bahsetmek istememesi.Sorduğum sorulara sessiz kalması ya da oralı bile olmaması. Bunun nedeni yeniliklerdir diye düşünüyoruz. Hayatındaki bazı rutinler değişti sanırım kaygısını yaşıyor.

Ne kadar devam edecek böyle bilmiyorum.

Bilmediğim diğer konu ise; uykuya kalması için erken mi? İyi mi yapıyoruz kötü mü?

Bu tür kaygıları ilk yuvaya başlarken de yaşamıştık Ama şuan geldiğimiz nokta, iyi ki de yuvaya göndermişiz. Dileğim bu yeni süreç ve yeni kararımızdan sonra da aynı hisleri hissederiz.